Gözleri dolmuştu. Gözlerinin hemen arkasında beynini pişiriyorlar gibi hissediyordu. Beyninden gelen sıcaklığa karşı gözleri bu sıcaklığın ters tarafına, dışarıya, insanların rahatlıkla görebileceği ve dalga geçebileceği yere yaş oluşturuyordu. Bunun bir manası yoktu. Çenesi ileriye bakacak şekilde kafasını kaldırdı, elleriyle göz torbalarını tutup aşağıya çekti; göz yaşları geldiği yere gittiler. Bu kadın için ağlamaya değmezdi. 

              baturalp ilkay gülten / Mikro Öykü

İzmirliyim! O kadar!

Az önce gördüğüm mikro biyografi. İnsan bu gibi durumlarda büyük bir paradoksun içinde buluyor kendini. İzmirli olmanın bir statü kazandırdığına inanan insanlara, İzmirli olmanın Atatürkçü olmakla özdeşleştirilmesine, İzmirli olan kızın güzel, akıllı ve harika bir kişiliğe sahip olduğunun iddia edilmesine öfkelenmeli miyim? Yoksa bu durumu bir tragedya olarak ve hatta daha ileri gidip bu durumu Ortaçağ komedisi olarak görmeli ve gülmeli miyim? 

İzmirliler güzel, bilgili, harikulade.
Lazlar milliyetçi, uyanık.
Kürtler dostluk nedir bilir, delikanlı vesaire vesaire…

Peki bizler, yani kendisini herhangi bir kimlik altında hissetmeyenler sizlerden çok daha aşağıda bir varlık mıyız? Aksine, kendi kimliklerini diğerlerininkinden üstün tutan ya da kimliklerini bir ayrıcalık olarak addetmese bile, bunu söylemenin içten içe kendisini gururlandıracağını düşünen insanların, diğer insanlara nazaran daha kapasitesiz ve cahil olduğunu düşünüyorum. 

Kürtlere, Lazlara, İzmirlilere, Abazalara, Çerkezlere, Göçmenlere -ki bunlar benim açımdan tek bir kimlik altında toplanırlar; insan) ve hatta sizin şu nefret ettiğiniz Yahudilere sonsuz saygı duyuyorum. İnsan doğmanın basit, insan kalabilmenin zor olduğu günümüz şartlarında, kimliğin, yalnızca insansı canlıları birbirinden ayırmak için kullanılan, cüzdanda taşınan bir nesne olduğunu düşünen, rengi ve üstündeki yazıları önemsemeyen insanları sevgiyle selamlıyorum.



Anonim said: Cemal Safi - Git'i paylaşabilir misin? Bulamadım da bi türlü

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, 
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! 

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle, 
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle. 

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, 
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar. 

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar, 
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar. 

Hadi git, benden sana dilediğince izin, 
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin. 

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; 
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler. 

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; 
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın. 

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, 
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak! 

Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez, 
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez. 

Her darbene tahammül edecektir bedenim, 
Gururum mani olur perişanıma benim. 

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne? 
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine. 

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, 
Sana gül bahçesini kim açar benden başka! 

Hercai arılara meyhanedir çiçekler, 
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler! 

Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin, 
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin. 

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet, 
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et! 

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan! 
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan! 

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm! 
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm. 

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum; 
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum! 

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, 
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! …

Şiir ve Şair Önerileri;

Aşağıdaki liste anlık yapılmıştır. Sürekli Cemal Süreya ve Turgut Uyar (ki saygım sonsuz fakat iki şair yok bu dünyada) okuyan, ıvır zıvır popüler kültür kalemcilerini paylaşan arkadaşlara önerilerimdir. Dikkate almanızı tavsiye ederim zira benim zevkime güvenebilirsiniz. 

1 Şair, 1 ya da 2 şiirini yazacağım. Bilmeyenler diğer şiirlerini keşfederler nasılsa.

Ümit Yaşar Oğuzcan - Sana Bir Tanrı Getirdim
Attila İlhan - Kaptan, Ben Sana Mecburum
Orhan Veli - Dağ Başında, Yaşamak, Beni Güzel Hatırla
Edip Cansever - Mendilimde Kan Sesleri
Murathan Mungan - Yalnız Bir Opera
Ahmed Arif - Ay Karanlık, Hasretinden Prangalar Eskittim
Didem Madak - Ah’lar Ağacı
Nilgün Marmara - Düşü Ne Biliyorum
Cemal Safi - Git (Bu şiiri ezberlemelisiniz. Hatta açıp şiirin kutsalıdır deyip her Cumartesi bir kere okumalısınız.)
Ahmet Telli - Su Çürüdü
Ömer Lütfi Mete - Gülce
Nazım Hikmet - Ben İçeri Düştüğümden Beri, Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Küçük İskender - Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm
Necip Fazıl Kısakürek - Kaldırımlar, Çile
Özdemir Asaf - Lavinia
Hüseyin Nihal Atsız - Geri Gelen Mektup, 
Yusuf Hayaloğlu - Hangi Ayrılık
Can Yücel - Anladım
Cahit Sıtkı Tarancı - Otuz Beş Yaş, Desem ki

Charles Baudelarie - Sarhoş Olun, Can Sıkıntısı (Hepsini okuyun derim)
Oscar Wilde - Reading Hapishanesi Baladı
Rimbaud - Sarhoş Gemi, Cehennemde Bir Mevsim
Bertolt Brecht - Çağrı, Ada
William Shakespeare - 
Charles Bukowski - Yan Yana, İtiraf, Mavi Kuş

Yabancı isimleri tam hatırlayamadığımdan ve taktir edersiniz ki iyi bilmediğimden daha fazla yazmıyorum. Hatırlayamadıklarımı tekrar kontrol ettim ve orjinal isimleriyle yazmaya gayret ettim. Bunlar benim zevklerim, elbette aranızda beğenmeyenler olacaktır fakat hepsinden en az iki üç eser okuyun derim. 


#şiir  #şair  

Ömer Lütfi Mete'nin Gülce şiirini okumayan, “ben şiirden anlarım,” dememeli.

baturalpilkaygulten said: 23 Nisan Çocuk bayramın kutlu olsun canım, cancağızım.

gulcehatun:

Canım, can içim. Teşekkür ederim. Yaşasın Çocukluğumuz!

23 Nisan 2014 ♥ 4 yorum           Reblog    
reblogged from gulcehatun
Anonim said: sen mi çalıyosun piyanoyu?

Hayır, ben piyano çalmayı bilmiyorum. 

22 Nisan 2014           Reblog    
inconsistentt said: piyano sesine aşık bır bayan bu bloga rastladıı ^_^

Teşekkürler, hoş geldin.

Bu hayat bana 3 şeyi iyi öğretti;

1. Herkesle hayal kurma, 
2. Her seviyorum diyene aldanma, 
3. İlk iki maddeyi asla unutma.



Bir kağıda kalem kullanmadan seni çizdim
Dokundun
Ağlamaklı oldum ama ağlamadım
Deniz kabuklarından devrimler yaptım
Mavi bir kar yağdı
soyundum
Çocukluğunu düşledim çiçek bahçelerinde
Menekşeleri ezmemek için ayaklarımı kestim
Kış meyvelerinden bir tabak yaptım sana
Bekledim
Gelseydin bir kuş kanadına tutunup uçacaktım
Uyuyordun, oturdum izledim
İltihaplı bir yara gibi sızladım
Kulaklarımı doldurdu ismimi söyleyen sesin
Açtım pencereyi adını bağırdım:
Özlemimsin!

     baturalp ilkay gülten